top of page

Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır? Şartları ve Süreci (2026) | İzmir Avukat

Yazarın fotoğrafı: Yağmur Evci Sağlam
Yağmur Evci Sağlam
2 Eyl
9 dakikada okunur

Anlaşmalı boşanma, eşlerin boşanma iradesi ile boşanmanın hukuki sonuçları konusunda anlaşmaları hâlinde başvurabilecekleri boşanma yöntemidir. Uygulamada çekişmeli boşanma davalarına kıyasla daha kısa sürede sonuçlanabilmekle birlikte, yalnızca eşlerin “boşanmak konusunda anlaşmış olması” tek başına yeterli değildir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesi, anlaşmalı boşanmanın gerçekleşebilmesi için belirli şartlar öngörmektedir. Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin açtığı davayı diğer eşin kabul etmesi, tarafların hâkim tarafından bizzat dinlenmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile varsa çocukların durumuna ilişkin düzenlemenin hâkim tarafından uygun bulunması temel şartlar arasındadır. Yargıtay da tarafların bizzat dinlenmesini ve anlaşmanın hâkim tarafından değerlendirilmesini anlaşmalı boşanmanın temel unsurları arasında kabul etmektedir.  

Bu yazımızda İzmir’de anlaşmalı boşanma davası açmayı düşünen kişiler bakımından da önem taşıyan anlaşmalı boşanma şartlarını, protokolün kapsamını, görevli ve yetkili mahkemeyi, velayet, nafaka, tazminat ve mal paylaşımı gibi konuları 2026 yılı itibarıyla güncel mevzuat ve Yargıtay uygulaması çerçevesinde ele alıyoruz.

Anlaşmalı Boşanma Nedir?

Anlaşmalı boşanma, Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesinde düzenlenen özel bir boşanma yoludur.

Evliliğin en az bir yıl sürmesi hâlinde eşlerin birlikte mahkemeye başvurması veya eşlerden birinin açtığı boşanma davasını diğer eşin kabul etmesi durumunda, kanunda belirtilen diğer şartların da bulunması koşuluyla evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı kabul edilir.

Ancak eşlerin yalnızca “boşanmak istiyoruz” şeklindeki ortak iradesi yeterli değildir. Hâkimin;

  • eşleri bizzat dinlemesi,

  • iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi,

  • boşanmanın mali sonuçlarına ilişkin anlaşmayı incelemesi,

  • varsa müşterek çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi değerlendirmesi

gerekir.

Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini gözeterek protokolde değişiklik yapılmasını da isteyebilir. Bu değişikliklerin taraflarca kabul edilmesi durumunda anlaşmalı boşanmaya karar verilebilir.  

Anlaşmalı Boşanma Davasının Şartları Nelerdir?

Anlaşmalı boşanmanın gerçekleşebilmesi için temel olarak dört şart bulunmaktadır.

1. Evlilik En Az Bir Yıl Sürmüş Olmalıdır

Anlaşmalı boşanmanın en önemli şartlarından biri evliliğin en az bir yıl sürmüş olmasıdır.

Bir yıllık süre resmi evlenme tarihinden itibaren hesaplanır.

Evlilik henüz bir yılını doldurmamışsa TMK m.166/3 kapsamında anlaşmalı boşanma kararı verilemez.

Bununla birlikte bu durum, eşlerin hiçbir şekilde boşanma davası açamayacağı anlamına gelmez. Kanunda öngörülen başka bir boşanma sebebinin şartları bulunuyorsa buna dayanılarak dava açılması mümkündür. Ancak tarafların boşanmak konusunda anlaşmış olmaları, böyle bir davanın mutlaka tek celsede veya kısa sürede sonuçlanacağı anlamına gelmez.

2. Eşler Birlikte Başvurmalı veya Bir Eş Diğerinin Davasını Kabul Etmelidir

Tarafların birlikte dava açması mümkündür.

Bunun yanında eşlerden biri boşanma davasını açabilir ve diğer eş davayı kabul edebilir.

Önemli olan, karar aşamasında tarafların boşanma ve anlaşmalı boşanmanın zorunlu sonuçları konusunda ortak iradelerinin bulunmasıdır.

3. Tarafların Hâkim Tarafından Bizzat Dinlenmesi Gerekir

Anlaşmalı boşanmayı diğer birçok davadan ayıran en önemli özelliklerden biri budur.

Hâkim, tarafların boşanma iradelerini bizzat dinleyerek bu iradenin özgürce açıklanıp açıklanmadığını değerlendirmek zorundadır.

Dolayısıyla yalnızca avukatların duruşmaya katılması, tarafların yerine anlaşmalı boşanma iradesini açıklaması için kural olarak yeterli değildir. Yargıtay kararlarında da tarafların bizzat dinlenmesi şartının önemi açık biçimde vurgulanmaktadır.  

4. Boşanmanın Sonuçları Konusunda Anlaşma Sağlanmalıdır

Tarafların özellikle;

  • yoksulluk nafakası,

  • maddi tazminat,

  • manevi tazminat,

  • müşterek çocuk varsa velayet,

  • çocukla kişisel ilişki,

  • iştirak nafakası

gibi boşanmanın sonuçları konusunda anlaşmaları gerekir.

Müşterek çocuk bulunması hâlinde hâkim tarafların anlaşmasıyla mutlak biçimde bağlı değildir. Çocuğun üstün yararı esas alınır.

Anlaşmalı Boşanma Protokolü Nedir?

Anlaşmalı boşanma protokolü, eşlerin boşanma sonucunda ortaya çıkacak hukuki konularda vardıkları anlaşmayı yazılı hâle getiren belgedir.

Protokolün açık, anlaşılır ve ileride yeni uyuşmazlıklara yol açmayacak şekilde hazırlanması önemlidir.

Protokolde özellikle tarafların;

  • boşanma iradeleri,

  • varsa müşterek çocukların velayeti,

  • velayet kendisine verilmeyen eş ile çocuk arasındaki kişisel ilişki,

  • iştirak nafakası,

  • yoksulluk nafakası,

  • maddi ve manevi tazminat talepleri

konusundaki iradelerinin açıkça ortaya konulması önem taşır.

Hâkim protokolü inceleyerek özellikle tarafların ve çocukların menfaatleri bakımından gerekli gördüğü değişiklikleri önerebilir. Taraflar bu değişiklikleri kabul etmezse anlaşmalı boşanma şartları oluşmayabilir.

Mal Paylaşımının Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Yer Alması Zorunlu mudur?

Bu konuda internette önemli miktarda yanlış bilgi bulunmaktadır.

Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin bütün konuların anlaşmalı boşanma protokolünde düzenlenmesi zorunlu değildir.

Yargıtay uygulamasına göre mal rejiminin tasfiyesi, TMK m.166/3 kapsamında boşanmanın zorunlu fer’î sonuçlarından biri değildir. Dolayısıyla eşlerin anlaşmalı boşanabilmeleri için bütün taşınmazları, araçları ve diğer malvarlığı değerlerini mutlaka protokolde paylaşmış olmaları gerekmez.  

Ancak taraflar mal rejimini de anlaşmalı boşanmayla birlikte tasfiye etmek istiyorlarsa, protokol hükümlerinin son derece açık hazırlanması gerekir.

Örneğin yalnızca;

“Tarafların birbirlerinden başka herhangi bir talebi bulunmamaktadır.”

gibi genel ifadelerin ileride hangi alacakları kapsadığı konusunda uyuşmazlık çıkabilir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da mal rejimine ilişkin bir hakkın ortadan kaldırıldığının kabul edilebilmesi bakımından protokoldeki iradenin açık olmasının önemine dikkat etmektedir.  

Bu nedenle özellikle taşınmaz, araç, banka hesabı, katılma alacağı veya değer artış payı gibi önemli malvarlığı konularında protokol hazırlanırken ifadelerin hukuki sonuçları dikkatle değerlendirilmelidir.

Anlaşmalı Boşanmada Velayet Nasıl Belirlenir?

Müşterek çocuk bulunması hâlinde anlaşmalı boşanma protokolünde velayetin nasıl düzenleneceği önemli konulardan biridir.

Anne ve baba velayetin kimde kalacağı konusunda anlaşabilir. Ancak nihai değerlendirmeyi hâkim yapar.

Burada temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır.

Hâkim, tarafların üzerinde anlaştığı velayet düzenlemesini çocuğun yararına uygun görmezse değişiklik yapılmasını isteyebilir.

Aynı zamanda velayet kendisine bırakılmayan ebeveyn ile çocuk arasındaki kişisel ilişkinin;

  • hangi günlerde,

  • hangi saatlerde,

  • hafta sonları,

  • bayram ve tatillerde,

  • gerektiğinde yaz tatilinde

nasıl kurulacağının açık biçimde düzenlenmesi ileride yaşanabilecek uyuşmazlıkların önüne geçebilir.

Anlaşmalı Boşanmada Nafaka Nasıl Belirlenir?

Anlaşmalı boşanma protokolünde nafakaya ilişkin hususlar da açıkça düzenlenebilir.

Başlıca iki nafaka türü gündeme gelir:

Yoksulluk nafakası: Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eş lehine, yasal koşulları bulunması hâlinde kararlaştırılabilir.

İştirak nafakası: Müşterek çocuğun bakım, eğitim, sağlık ve diğer giderlerine katkı amacıyla velayet kendisine bırakılmayan ebeveyn tarafından ödenebilir.

Taraflar nafaka konusunda anlaşırken yalnızca mevcut miktarı değil, ilerleyen yıllarda uygulanacak artış yöntemini de protokolde açıkça düzenleyebilirler.

Özellikle çocuklara ilişkin düzenlemelerde hâkim, tarafların iradesinin yanında çocuğun üstün yararını da gözetir.

Anlaşmalı Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat

Taraflar anlaşmalı boşanma protokolünde maddi ve manevi tazminat konusunda da anlaşabilirler.

Tazminat ödenip ödenmeyeceği, ödenecekse miktarı ve ödeme şekli açık şekilde belirtilmelidir.

Taraflardan hiçbiri tazminat talep etmeyecekse bunun da protokolde açık biçimde ifade edilmesi, ileride ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi bakımından önemlidir.

Anlaşmalı boşanmada protokolün sonuçları yalnızca boşanma tarihini değil, tarafların daha sonraki ekonomik ilişkilerini de etkileyebileceğinden kullanılan ifadelerin hukuki sonuçları dikkatle değerlendirilmelidir.

Ziynet Eşyaları Anlaşmalı Boşanmada Nasıl Düzenlenir?

Ziynet alacakları anlaşmalı boşanma kapsamında tarafların ayrıca düzenleyebileceği konulardandır.

Taraflar ziynetlerin;

  • kimde kalacağı,

  • aynen iade edilip edilmeyeceği,

  • bedelinin ödenip ödenmeyeceği,

  • bu konuda karşılıklı başka bir taleplerinin bulunup bulunmadığı

konusunda anlaşabilirler.

Ancak ziynet alacakları bakımından mülkiyet ve ispat değerlendirmesi somut olayın özelliklerine ve güncel Yargıtay uygulamasına göre yapılmalıdır. Bu nedenle “düğünde takılan bütün ziynetler her durumda kadına aittir” gibi kategorik ifadelerle hareket edilmesi doğru değildir.

Tarafların ziynet konusunda haklarından vazgeçmeleri veya kesin olarak anlaşmaları amaçlanıyorsa protokolde kullanılan ifadelerin açık olması önem taşır.

Anlaşmalı Boşanma Davası Nerede Açılır?

Boşanma davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemesi, Aile Mahkemesi sıfatıyla davaya bakabilir.

Yetki bakımından Türk Medeni Kanunu’nun 168. maddesine göre boşanma davası;

  • eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesinde veya

  • eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde

açılabilir.

Yargıtay, TMK m.168’deki yetki kuralının kesin yetki kuralı olmadığını kabul etmektedir. Buna göre davalı tarafın süresinde ve usulüne uygun şekilde yetki itirazında bulunmaması hâlinde davanın açıldığı mahkemenin yetkili hâle gelmesi mümkün olabilir. Bununla birlikte dava açılırken kanundaki yetkili mahkemeler esas alınarak hareket edilmesi, gereksiz usul tartışmalarının önlenmesi bakımından daha güvenlidir.  

İzmir’de yaşayan eşler açısından da yetkili mahkeme bu kurallara göre belirlenmelidir.

İzmir’de Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır?

İzmir’de anlaşmalı boşanma davası açılacaksa öncelikle tarafların TMK m.166/3 kapsamında anlaşmalı boşanmanın şartlarını sağlayıp sağlamadığı değerlendirilmelidir.

Genel olarak süreç şu şekilde ilerler:

  1. Taraflar boşanmanın sonuçları konusunda anlaşır.

  2. Anlaşmalı boşanma protokolü hazırlanır.

  3. Dava dilekçesi ve protokol mahkemeye sunulur.

  4. Dosya mahkeme tarafından incelenir.

  5. Duruşma günü belirlenir.

  6. Taraflar hâkim tarafından dinlenir.

  7. Hâkim protokolü ve tarafların iradelerini uygun bulursa boşanma kararı verir.

  8. Gerekçeli karar hazırlanır.

  9. Kanun yolu ve kesinleşme işlemlerinin tamamlanmasının ardından boşanma kararı kesinleşir.

Duruşmada boşanmaya karar verilmiş olması ile kararın kesinleşmiş olması aynı şey değildir.

Boşanmanın nüfus kayıtlarına işlenebilmesi ve hukuki sonuçların bütünüyle ortaya çıkabilmesi bakımından kararın kesinleşme sürecinin de tamamlanması gerekir.

Anlaşmalı Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?

Anlaşmalı boşanma davası gerekli şartların sağlanması ve dosyada eksiklik bulunmaması hâlinde çoğu durumda tek duruşmada karara bağlanabilir.

Ancak “anlaşmalı boşanma kesin olarak 30 veya 40 günde biter” şeklinde bir süre vermek doğru değildir.

Adalet Bakanlığının hedef süre sistemi bulunmakla birlikte hedef süreler dosya ve mahkeme bazında değişebilmektedir. Bakanlık da hedef sürelerin il ve dosya bazında farklılaşabileceğini açıkça belirtmektedir.  

Nitekim 2024 verilerinde İstanbul Anadolu Adliyesindeki farklı Aile Mahkemelerinde anlaşmalı boşanma davalarının ortalama sonuçlanma sürelerinin yaklaşık 25 gün ile 58 gün arasında değişebildiği görülmektedir.  

Dolayısıyla süre;

  • mahkemenin iş yoğunluğuna,

  • protokolde eksiklik bulunup bulunmamasına,

  • tebligat işlemlerine,

  • duruşma gününe,

  • gerekçeli kararın yazılma süresine,

  • kanun yolu ve kesinleşme işlemlerine

göre değişebilir.

Yurt Dışında Yaşayan Eşler Anlaşmalı Boşanabilir mi?

Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları bakımından da Türkiye’de boşanma süreci gündeme gelebilir.

Ancak anlaşmalı boşanmada TMK m.166/3 uyarınca hâkimin tarafları bizzat dinlemesi gerektiği unutulmamalıdır.

Bu nedenle yalnızca avukata vekâletname verilmiş olması, tarafın anlaşmalı boşanma iradesinin hâkim tarafından bizzat değerlendirilmesi şartını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Diğer taraftan HMK m.149 kapsamında mahkeme, şartları oluştuğunda tarafların ses ve görüntü nakli yoluyla bulundukları yerden duruşmaya katılmalarına karar verebilmektedir. Bunun uygulanıp uygulanamayacağı somut dosyaya, teknik imkânlara ve mahkemenin değerlendirmesine bağlıdır.  

Dolayısıyla yurt dışında yaşayan kişiler bakımından “Türkiye’ye kesinlikle gelmeye gerek yoktur” veya tam tersine “mutlaka Türkiye’ye gelmek zorundadır” şeklinde her dosya için geçerli tek bir sonuç vermek yerine somut durumun usul hukuku bakımından değerlendirilmesi gerekir.

Evlilik Bir Yıldan Az Sürmüşse Anlaşmalı Boşanma Olur mu?

Hayır. TMK m.166/3 kapsamında anlaşmalı boşanma için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması kanuni şarttır.

Bir yıl dolmamışsa yalnızca tarafların anlaşması nedeniyle TMK m.166/3 kapsamında anlaşmalı boşanma kararı verilemez.

Bununla birlikte başka bir boşanma sebebinin şartlarının gerçekleşmiş olması hâlinde buna dayanılarak boşanma davası açılabilir.

Ancak böyle bir davada sırf tarafların boşanmak konusunda hemfikir olmaları nedeniyle delil incelemesi yapılmadan veya anlaşmalı boşanmadaki usulle karar verileceğinin garantisi bulunmamaktadır. Anayasa Mahkemesine taşınan bir uyuşmazlıkta da bir yıllık şartın varlığı ve bu şart gerçekleşmediğinde farklı boşanma hükümlerine göre yargılama yapılması hususu açıkça tartışılmıştır.  

Taraflardan Biri Duruşmada Anlaşmaktan Vazgeçerse Ne Olur?

Anlaşmalı boşanmanın temelinde tarafların karar anına kadar devam eden ortak iradesi bulunmaktadır.

Eşlerden biri;

  • boşanmaktan,

  • protokoldeki nafaka düzenlemesinden,

  • tazminattan,

  • velayetten,

  • diğer zorunlu sonuçlardan

birini artık kabul etmediğini bildirirse anlaşmalı boşanma şartları ortadan kalkabilir.

Bu durumda dava, dosyanın ve tarafların taleplerinin niteliğine göre çekişmeli olarak devam edebilir; gerekli usul işlemlerinin ve delil incelemelerinin yapılması gerekir.

Anlaşmalı boşanmada tarafların tek bir zorunlu konuda dahi anlaşamamaları hâlinde TMK m.166/3 kapsamında doğrudan anlaşmalı boşanma kararı verilemeyeceği Yargıtay uygulamasında da kabul edilmektedir.  

Anlaşmalı Boşanma Kararı Ne Zaman Kesinleşir?

Duruşmada hâkimin boşanma kararı vermesiyle tarafların hukuki anlamda bütün işlemleri tamamlanmış olmaz.

Öncelikle gerekçeli kararın hazırlanması ve kanun yolu sürecinin tamamlanması gerekir.

Taraflar kanunda öngörülen usul doğrultusunda kanun yoluna başvurmaz veya kanun yolundan usulüne uygun şekilde feragat ederlerse kararın kesinleşmesi sağlanabilir.

Kesinleşme işlemi gerçekleştirildikten sonra karar nüfus kayıtlarına gönderilir ve tarafların medeni hâli buna göre güncellenir.

Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Nelere Dikkat Edilmelidir?

Anlaşmalı boşanma protokolünün yalnızca boşanmayı hızlı sonuçlandırmak amacıyla hazırlanması ileride ciddi uyuşmazlıklara neden olabilir.

Özellikle;

  • velayet,

  • çocukla kişisel ilişki,

  • iştirak nafakası,

  • yoksulluk nafakası,

  • nafakanın gelecekteki artışı,

  • maddi ve manevi tazminat,

  • aile konutunun kullanımı,

  • ev eşyaları,

  • ziynetler,

  • araç ve taşınmazlar,

  • mal rejiminin tasfiyesi,

  • tarafların birbirlerinden başka alacak talep edip etmeyecekleri

gibi konularda kullanılan ifadelerin doğuracağı sonuçlar dikkatle değerlendirilmelidir.

Özellikle “birbirimizden hiçbir hak ve alacağımız yoktur” gibi geniş ifadeler, daha sonra açılmak istenen mal rejimi veya diğer alacak davalarında tartışma konusu olabileceğinden, protokolün kişilerin gerçek iradesini açık biçimde yansıtması önemlidir. Yargıtay kararları da mal rejiminin tasfiyesi yönündeki iradenin açık olup olmadığını somut protokol hükümleri üzerinden değerlendirmektedir.  

İzmir’de Anlaşmalı Boşanma Sürecinde Hukuki Değerlendirmenin Önemi

Anlaşmalı boşanma, çekişmeli boşanmaya göre daha sade bir yargılama yöntemi olmakla birlikte protokolde yer alan bir hüküm taraflar açısından uzun yıllar sonuç doğurabilir.

Özellikle velayet, nafaka, tazminat, taşınmazlar, araçlar, ziynetler veya mal rejimi konularında yapılacak düzenlemelerin hukuki sonuçlarının dava açılmadan önce değerlendirilmesi önemlidir.

İzmir Avukat Yağmur Evci Sağlam Hukuk Bürosu, aile hukuku ve boşanma süreçlerinde hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.

Her boşanma dosyasının kendi koşulları bulunduğundan, anlaşmalı boşanma protokolünün tarafların gerçek iradesine ve somut olayın özelliklerine uygun şekilde hazırlanması hak kayıplarının önlenmesi bakımından önem taşımaktadır.

Sık Sorulan Sorular

Anlaşmalı boşanmak için kaç yıl evli olmak gerekir?

Anlaşmalı boşanma için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekir.

Anlaşmalı boşanma tek celsede biter mi?

Dosyanın eksiksiz olması, tarafların anlaşmalarının devam etmesi ve hâkimin protokolü uygun bulması hâlinde tek duruşmada boşanma kararı verilmesi mümkündür. Ancak bunun her dosyada gerçekleşeceği garanti edilemez.

Anlaşmalı boşanmada iki eşin de duruşmaya katılması gerekir mi?

TMK m.166/3 uyarınca hâkimin eşleri bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi gerekir.

Avukat tarafın yerine anlaşmalı boşanma iradesi açıklayabilir mi?

Avukat dava ve işlemleri takip edebilir; ancak TMK m.166/3 kapsamında hâkimin tarafları bizzat dinleme şartı bulunmaktadır.

Mal paylaşımı anlaşmalı boşanma protokolüne yazılmak zorunda mı?

Hayır. Mal rejiminin tasfiyesi anlaşmalı boşanmanın zorunlu fer’î sonuçlarından değildir. Ancak taraflar mal paylaşımını da kesin olarak düzenlemek istiyorlarsa bunu protokolde açık ve tereddüde yer vermeyecek şekilde düzenlemeleri önemlidir.  

Çocuğun velayeti konusunda eşler anlaşırsa hâkim bunu kabul etmek zorunda mı?

Hayır. Velayet ve çocukla kişisel ilişki konusunda çocuğun üstün yararı gözetilir. Hâkim gerekli gördüğü değişiklikleri taraflara önerebilir.

Evlilik bir yıldan az sürdüyse anlaşmalı boşanma mümkün mü?

TMK m.166/3 kapsamında mümkün değildir. Başka bir boşanma sebebinin şartları varsa buna dayalı dava açılması ayrıca değerlendirilebilir.

İzmir’de anlaşmalı boşanma davası hangi mahkemede açılır?

Görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise kural olarak eşlerden birinin yerleşim yeri veya eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte yaşadıkları yer mahkemesidir.

Sonuç

Anlaşmalı boşanma davası, tarafların boşanma ve boşanmanın zorunlu sonuçlarında uzlaşmaları hâlinde evlilik birliğinin daha kısa ve daha az çekişmeli bir yargılama süreciyle sona ermesini sağlayabilir.

Ancak anlaşmalı boşanmanın gerçekleşebilmesi için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, tarafların ortak boşanma iradesinin bulunması, tarafların hâkim tarafından bizzat dinlenmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile varsa müşterek çocukların durumuna ilişkin anlaşmanın hâkim tarafından uygun bulunması gerekir.

Özellikle anlaşmalı boşanma protokolünde yer alan nafaka, tazminat, velayet, ziynet ve malvarlığına ilişkin hükümlerin ilerleyen yıllarda önemli hukuki sonuçları ortaya çıkabilir.

Bu nedenle İzmir’de anlaşmalı boşanma davası açılmadan önce tarafların hak ve yükümlülüklerinin somut olay özelinde değerlendirilmesi ve protokolün hukuki sonuçlarının açık biçimde belirlenmesi önem taşımaktadır.

Hukuki Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık niteliğinde değildir. Boşanma davalarında uygulanacak hukuki değerlendirme, tarafların ve somut olayın özelliklerine göre değişebilir.

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör

Yorumlar


bottom of page