Boşanma Davasında Çocuk Velayeti Kime Verilir? 2026 Güncel Rehber | İzmir Avukat
Boşanma sürecinde anne ve babaların en çok merak ettiği konuların başında çocuk velayetinin kime verileceği gelir. “Velayet her zaman anneye mi verilir?”, “Baba velayeti alabilir mi?”, “Çocuğun fikri mahkeme için önemli midir?”, “Ortak velayet mümkün mü?” gibi sorular uygulamada sıklıkla gündeme gelmektedir.
Türk hukukunda velayet konusunda anne veya babaya otomatik üstünlük tanıyan bir kural bulunmamaktadır. Mahkemenin temel ölçütü çocuğun üstün yararıdır.
Dolayısıyla velayet kararında esas olan anne veya babanın talebi değil; çocuğun fiziksel, duygusal, sosyal ve eğitimsel gelişimi bakımından hangi düzenlemenin daha uygun olduğunun belirlenmesidir. Anayasa Mahkemesi de velayet ve kişisel ilişki uyuşmazlıklarında ebeveynlerin menfaatleri ile çocuğun menfaatleri arasında denge kurulurken çocuğun üstün yararının merkezde tutulması gerektiğini kabul etmektedir.
Bu yazımızda İzmir’de boşanma ve velayet davaları bakımından da önem taşıyan velayetin hangi kriterlere göre belirlendiğini, velayetin anneye veya babaya verilmesini etkileyen durumları, çocuğun görüşünü, ortak velayeti, velayetin değiştirilmesini, iştirak nafakasını ve kişisel ilişki düzenlemelerini 2026 yılı itibarıyla ele alıyoruz.
Velayet Nedir?
Velayet; ergin olmayan çocuğun bakımını, korunmasını, eğitimini, yetiştirilmesini ve hukuki temsilini kapsayan bir hak ve yükümlülükler bütünüdür.
Velayet yalnızca anne veya babaya tanınmış bir “hak” olarak değerlendirilmez. Aynı zamanda çocuğun gelişimini ve korunmasını sağlamaya yönelik önemli bir ebeveyn sorumluluğudur.
Evlilik devam ederken velayet kural olarak anne ve baba tarafından birlikte kullanılır.
Boşanma hâlinde ise hâkim, çocuğun durumunu ayrıca değerlendirerek velayetin nasıl kullanılacağına karar verir.
Boşanma Davasında Velayet Kime Verilir?
Bu sorunun her dosya için geçerli tek bir cevabı bulunmamaktadır.
Hâkim velayet konusunda karar verirken temel olarak:
çocuğun üstün yararını,
çocuğun mevcut yaşam düzenini,
anne ve babanın bakım kapasitesini,
çocuğun ebeveynlerle olan duygusal ilişkisini,
eğitim ve sağlık ihtiyaçlarını,
çocuğun yaşı ve gelişim düzeyini,
ebeveynlerin yaşam koşullarını,
varsa şiddet, ihmal veya bağımlılık gibi riskleri,
yeterli olgunluğa ulaşmış çocuğun görüşünü
birlikte değerlendirebilir.
Bu nedenle “anne ekonomik olarak daha güçlüyse velayet anneye verilir” veya “baba daha yüksek gelir elde ediyorsa velayeti alır” şeklinde otomatik bir sonuç yoktur.
Velayette En Önemli Ölçüt: Çocuğun Üstün Yararı
Velayet uyuşmazlıklarında temel ilke çocuğun üstün yararıdır.
Çocuğun üstün yararı değerlendirilirken yalnızca bugün nasıl bir ortamda yaşayacağı değil, uzun vadeli gelişimi de göz önünde bulundurulur.
Örneğin;
alıştığı ev ve çevre,
okul düzeni,
kardeşleriyle ilişkisi,
ebeveynlerle duygusal bağı,
sağlık ihtiyaçları,
günlük bakım düzeni,
sosyal çevresi
mahkeme bakımından önem taşıyabilir.
Anayasa Mahkemesi de derece mahkemelerinin velayet kararlarını yalnızca ebeveynlerin taleplerine göre değil, objektif verilere ve gerektiğinde uzman raporlarına dayanarak gerekçelendirmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Velayet Her Zaman Anneye mi Verilir?
Hayır.
Türk hukukunda çocuğun velayetinin mutlaka anneye verilmesini öngören bir kural bulunmamaktadır.
Uygulamada özellikle küçük çocukların günlük bakımının fiilen anne tarafından yürütülmesi, çocuk ile anne arasındaki bakım ilişkisinin velayet değerlendirmesinde önem taşımasına neden olabilir.
Ancak bu durum otomatik bir anne önceliği anlamına gelmez.
Mahkeme somut olayda;
çocuğun bakımını fiilen kimin üstlendiğini,
anne ve babanın çocuğa ayırabileceği zamanı,
çocuğun mevcut yaşam düzenini,
ebeveynlerin çocuğun ihtiyaçlarını karşılayabilme kapasitesini
değerlendirir.
Dolayısıyla velayet yalnızca çocuğun yaşı veya ebeveynin cinsiyetine göre belirlenmez.
Velayet Hangi Durumlarda Anneye Verilebilir?
Somut olayda;
çocuğun günlük bakımını ağırlıklı olarak annenin yürütmesi,
anne ile çocuk arasında güçlü ve sağlıklı bir bağ bulunması,
annenin çocuğun eğitim ve sağlık ihtiyaçlarıyla düzenli ilgilenmesi,
çocuğun anne yanında istikrarlı bir yaşam sürdürmesi,
annenin velayet görevini yerine getirmesine engel önemli bir durum bulunmaması
velayetin anneye verilmesi yönünde değerlendirilebilir.
Ancak bu kriterlerin hiçbiri tek başına kesin sonuç doğurmaz.
Velayet Hangi Durumlarda Babaya Verilebilir?
Baba da anne ile aynı şekilde velayet hakkı bakımından değerlendirilir.
Örneğin;
çocuğun uzun süredir baba yanında yaşaması,
günlük bakım ve eğitim sorumluluğunu fiilen babanın üstlenmiş olması,
çocukla sağlıklı ve güçlü bir duygusal bağ bulunması,
babanın istikrarlı bir yaşam ortamı sağlaması,
annenin çocuğun bakımını ciddi biçimde ihmal etmesi
gibi durumlar velayetin babaya verilmesini gündeme getirebilir.
Burada da belirleyici olan babanın ekonomik durumunun tek başına daha iyi olması değil, çocuğun üstün yararıdır.
Ekonomik Durumu Daha İyi Olan Taraf Velayeti Alır mı?
Hayır.
Velayet kararı bir ekonomik güç yarışması değildir.
Anne veya babadan birinin daha yüksek gelire sahip olması değerlendirmede dikkate alınabilir; ancak tek başına belirleyici değildir.
Çocuğun bakım, eğitim ve barınma giderlerine diğer ebeveyn de iştirak nafakası yoluyla katılabilir.
Bu nedenle ekonomik gücü daha düşük olan ebeveynin sırf bu nedenle velayeti alamayacağı şeklinde bir kural bulunmamaktadır.
Hâkim Anne ve Babanın Hangi Özelliklerini Değerlendirir?
Mahkeme ebeveynlerin çocuğun sağlıklı gelişimine uygun bir ortam sağlayıp sağlayamayacağını inceler.
Somut olaya göre;
günlük yaşam düzeni,
çalışma şartları,
çocuğa ayrılan zaman,
ebeveynlik becerileri,
barınma koşulları,
çocuğun eğitimine yaklaşım,
psikolojik durum,
şiddet geçmişi,
alkol veya uyuşturucu bağımlılığı,
çocuğa yönelik ihmal veya kötü muamele
önem taşıyabilir.
Ancak herhangi bir ebeveyn hakkında soyut iddiaların ileri sürülmesi yeterli değildir. İddiaların dosyadaki deliller ve gerektiğinde uzman incelemesiyle değerlendirilmesi gerekir.
Çocuğun Yaşı Velayet Kararını Etkiler mi?
Evet, ancak tek başına belirlemez.
Bebeklik veya küçük çocukluk döneminde çocuğun bakım ihtiyacı farklıyken okul çağındaki veya ergenlik dönemindeki çocuğun ihtiyaçları farklıdır.
Bu nedenle mahkeme;
çocuğun yaşı,
sağlık durumu,
eğitim düzeyi,
duygusal gelişimi,
bakım ihtiyacı
gibi unsurları dikkate alabilir.
Kaynak makalede “kreş öncesi çocuklar çoğunlukla anneye verilir” yönünde genel bir anlatım bulunuyordu. Boşanma Davasında Çocuk Velayeti Kime Verilir? - Kapital Legal Hukuk Bürosu.pdf Bunu daha temkinli kullanmak gerekir. Hukuken sabit bir “şu yaşa kadar anne” kuralı bulunmamaktadır.
Çocuğun Görüşü Velayette Dikkate Alınır mı?
Evet.
Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 12. maddesi, görüşlerini oluşturabilecek durumda olan çocuğa kendisini ilgilendiren konularda görüşünü ifade etme fırsatı tanınmasını öngörmektedir.
Burada çocuğun yaşı ve olgunluk derecesi dikkate alınır.
Dolayısıyla “çocuk ancak 8 yaşından sonra dinlenir” veya “9 yaşını dolduran çocuğun tercihi kesinlikle belirleyicidir” şeklinde kanuni bir yaş sınırı bulunmamaktadır.
Çocuğun kendisini ifade edebilecek olgunlukta olması önemlidir.
Çocuğun Tercihi Hâkimi Bağlar mı?
Hayır.
Çocuk;
“Annemle yaşamak istiyorum.”
veya
“Babamla kalmak istiyorum.”
diyebilir.
Bu görüş önemlidir ancak hâkim açısından tek başına bağlayıcı değildir.
Mahkeme çocuğun tercihinin;
özgür iradeyle açıklanıp açıklanmadığını,
ebeveynlerden birinin etkisi altında olup olmadığını,
çocuğun üstün yararıyla uyumlu olup olmadığını
değerlendirir.
Dolayısıyla çocuğun tercihi önemli bir unsur olmakla birlikte velayet kararını otomatik olarak belirlemez.
Çocuk Nasıl Dinlenir?
Çocuğun doğrudan mahkeme salonunda taraflar arasında bir seçim yapmaya zorlanması uygun olmayabilir.
Uygulamada çocuğun görüşü;
sosyal inceleme,
pedagog,
psikolog,
sosyal çalışmacı,
hâkim tarafından uygun bir ortamda yapılacak görüşme
yoluyla alınabilir.
Amaç çocuğu anne ve baba arasındaki uyuşmazlığın tarafı hâline getirmek değil, çocuğun gerçek görüşünü ve ihtiyaçlarını anlamaktır.
Sosyal İnceleme Raporu Nedir?
Velayet uyuşmazlıklarında mahkeme gerektiğinde sosyal inceleme raporu alabilir.
Uzmanlar;
anne ile,
baba ile,
çocukla
görüşerek aile ilişkilerini ve yaşam koşullarını değerlendirebilir.
Raporda çocuğun fiziksel, psikolojik ve sosyal gelişimi bakımından hangi düzenlemenin uygun olabileceğine ilişkin değerlendirmeler bulunabilir.
Ancak sosyal inceleme raporu hâkimi otomatik olarak bağlayan bir karar değildir. Mahkeme raporu diğer delillerle birlikte değerlendirir.
Anayasa Mahkemesi de ortak velayet ve kişisel ilişki davalarında bilimsel görüş ve raporlar gibi objektif verilerden yararlanılmasını önemli görmektedir.
Kardeşlerin Velayeti Farklı Ebeveynlere Verilebilir mi?
Mümkündür ancak kardeş ilişkileri çocuğun üstün yararı değerlendirmesinde önemli bir faktördür.
Kardeşlerin uzun süredir birlikte yaşamaları ve güçlü bir duygusal bağa sahip olmaları hâlinde ayrılmalarının çocuklar üzerindeki etkileri değerlendirilmelidir.
Bu nedenle kardeşlerin velayetlerinin farklı ebeveynlere verilmesi söz konusu olduğunda mahkemenin bu ayrılığın çocukların yararına olup olmadığını ayrıca değerlendirmesi gerekir.
Ortak Velayet Mümkün mü?
Evet.
Türk Medeni Kanunu’nda boşanma sonrasında ortak velayeti açık şekilde düzenleyen özel bir hüküm bulunmamakla birlikte, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası düzenlemeler ve gelişen Yargıtay içtihadı sonucunda ortak velayet hukuken mümkün kabul edilmektedir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 20.02.2017 tarihli kararı ortak velayetin Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmadığı yönündeki önemli kararlardan biridir. Anayasa Mahkemesi de ortak velayetin somut olayda çocuğun üstün yararına aykırı olmaması hâlinde mümkün olabileceğini kabul etmektedir.
Ancak ortak velayet her dosyada uygun değildir.
Ortak Velayette Hangi Kriterler Önemlidir?
Ortak velayetin uygulanabilir olması bakımından özellikle;
anne ve babanın iletişim kurabilmesi,
çocukla ilgili önemli konularda iş birliği yapabilmesi,
ebeveynler arasında ağır ve sürekli çatışma bulunmaması,
uygulamanın çocuğun yaşam düzenini bozmaması,
çocuğun üstün yararına uygun olması
önemlidir.
Anayasa Mahkemesi, ebeveynler arasında ciddi velayet çatışması bulunan bir dosyada ortak velayetin sürdürülebilirliğinin ve çocuğun psikolojik gelişimine etkisinin yeterince araştırılmadan karar verilmesini aile hayatına saygı hakkı bakımından sorunlu bulmuştur.
Dolayısıyla ortak velayet yalnızca “anne ve baba eşit hak sahibi olsun” düşüncesiyle değil, çocuğun hayatında uygulanabilir olup olmadığına bakılarak değerlendirilmelidir.
Boşanma Davası Sürerken Çocuk Kimin Yanında Kalır?
Boşanma davası bazen aylar hatta daha uzun süre devam edebilir.
Bu süre içerisinde çocuğun nerede yaşayacağı, bakımının kim tarafından karşılanacağı ve diğer ebeveynle nasıl görüşeceği belirsiz bırakılamaz.
Bu nedenle mahkeme dava devam ederken çocuğun bakım ve korunmasına ilişkin geçici tedbirler alabilir.
Uygulamada buna sıklıkla “tedbiren velayet” denilmektedir.
Bu geçici düzenleme nihai velayet kararını zorunlu olarak belirlemez. Dava sonunda elde edilen deliller doğrultusunda farklı bir karar verilebilir.
Şiddet Varsa Velayet Nasıl Etkilenir?
Aile içi şiddet iddiaları velayet değerlendirmesinde son derece önemlidir.
Özellikle;
çocuğa yönelik şiddet,
diğer ebeveyne çocuğun yanında uygulanan şiddet,
tehdit,
ağır psikolojik baskı,
çocuğun güvenliğini tehdit eden davranışlar
çocuğun üstün yararı bakımından değerlendirilir.
Gerekirse 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbirler de gündeme gelebilir.
Annenin veya Babanın Yeniden Evlenmesi Velayeti Değiştirir mi?
Tek başına hayır.
Anne veya babanın yeniden evlenmesi velayetin kendiliğinden değiştirilmesini gerektirmez.
Belirleyici olan yeni yaşam düzeninin çocuğun üstün yararını olumsuz etkileyip etkilemediğidir.
Örneğin çocuğun fiziksel veya psikolojik güvenliğini ciddi biçimde etkileyen yeni koşullar meydana gelmişse velayet düzenlemesinin yeniden değerlendirilmesi mümkün olabilir.
Başka Şehre Taşınmak Velayeti Etkiler mi?
Somut olaya göre etkileyebilir.
Velayet sahibi ebeveynin İzmir’den örneğin Aydın, Manisa, Muğla veya başka bir şehre taşınması tek başına otomatik velayet değişikliği nedeni değildir.
Ancak taşınmanın;
çocuğun okul düzenini,
diğer ebeveynle kişisel ilişkisini,
sosyal çevresini,
sağlık hizmetlerine erişimini,
genel yaşam düzenini
ciddi şekilde etkileyip etkilemediği değerlendirilir.
Velayet Kararı Sonradan Değiştirilebilir mi?
Evet.
Velayet kararları değişmez ve sonsuza kadar geçerli kararlar değildir.
Türk Medeni Kanunu’nun sistematiğinde, boşanmadan sonra ortaya çıkan yeni durumların çocuğun yararını gerektirmesi hâlinde velayet ve kişisel ilişki düzenlemelerinin yeniden ele alınması mümkündür.
Anayasa Mahkemesi de yakın tarihli kararlarında velayetin değiştirilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda çocuğun üstün yararının yeterince araştırılmasını anayasal bir gereklilik olarak değerlendirmektedir.
Velayetin Değiştirilmesini Gerektirebilecek Durumlar
Somut olayın özelliklerine göre;
çocuğun ciddi biçimde ihmal edilmesi,
çocuğa kötü muamele,
şiddet,
bağımlılık,
çocuğun sağlık veya eğitim ihtiyaçlarının karşılanmaması,
velayet sahibinin çocuğun gelişimine ciddi zarar veren davranışları,
yaşam koşullarında önemli değişiklikler
velayetin yeniden değerlendirilmesine neden olabilir.
Ancak velayetin değiştirilmesi bakımından da temel soru aynıdır:
Değişiklik çocuğun üstün yararına mı?
Velayeti Alan Taraf Diğer Ebeveynle Görüşmeyi Engelleyebilir mi?
Kural olarak hayır.
Velayet sahibi olmayan ebeveynin çocuk ile kişisel ilişki kurma hakkı ve çocuğun da diğer ebeveyniyle ilişki sürdürme menfaati bulunmaktadır.
Mahkeme;
hafta sonları,
ara tatiller,
yaz tatili,
bayramlar,
özel günler
bakımından kişisel ilişki düzenlemesi yapabilir.
Ancak her düzenleme çocuğun sağlık, eğitim ve güvenliği göz önünde bulundurularak oluşturulur.
Çocukla Kişisel İlişki Nasıl Belirlenir?
Kişisel ilişki düzenlemesinde standart bir takvim bulunmamaktadır.
Mahkeme;
çocuğun yaşını,
okul programını,
tarafların yaşadığı şehirleri,
ulaşım imkânlarını,
çocuğun ebeveynlerle ilişkisini
değerlendirerek uygulanabilir bir düzenleme yapmalıdır.
Anayasa Mahkemesi de kişisel ilişki kararlarının uygulanabilir olması ve çocuğun mevcut yaşam düzenini gözetmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Velayet Kimdeyse Nafakayı Diğer Taraf mı Öder?
Velayet kendisine verilmeyen ebeveyn, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine mali gücü oranında katılmakla yükümlüdür.
Bu kapsamda iştirak nafakası gündeme gelir.
İştirak nafakasının miktarı belirlenirken;
çocuğun yaşı,
eğitim giderleri,
sağlık giderleri,
yaşam ihtiyaçları,
anne ve babanın ekonomik durumları
dikkate alınır.
Velayet ile iştirak nafakası birbirine bağlı olmakla birlikte hukuken ayrı konulardır.
Anlaşmalı Boşanmada Velayeti Anne ve Baba Kendileri Belirleyebilir mi?
Taraflar anlaşmalı boşanma protokolünde çocuğun velayetinin kimde olacağı konusunda anlaşabilirler.
Ancak hâkim bu anlaşmayla mutlak olarak bağlı değildir.
Çocuğun üstün yararına aykırı bir düzenleme varsa hâkim taraflardan değişiklik yapılmasını isteyebilir.
Dolayısıyla anne ve babanın “velayet annede kalacaktır” şeklinde anlaşmış olması tek başına hâkimin bunu onaylamak zorunda olduğu anlamına gelmez.
Velayet Davasında Hangi Deliller Kullanılabilir?
Somut olayın niteliğine göre;
sosyal inceleme raporları,
tanık anlatımları,
okul kayıtları,
sağlık kayıtları,
kolluk tutanakları,
6284 sayılı Kanun kapsamında verilmiş kararlar,
mesajlaşmalar,
çocukla ilgilenildiğini gösteren belgeler,
uzman raporları,
gelir ve yaşam koşullarına ilişkin belgeler
dosyada değerlendirilebilir.
Velayet davalarında temel amaç diğer ebeveyni kötü göstermek değil, çocuğun hangi düzen içerisinde daha sağlıklı gelişeceğini somut verilerle ortaya koymaktır.
İzmir’de Velayet Davası Hangi Mahkemede Görülür?
Velayet boşanma davasıyla birlikte değerlendiriliyorsa görevli mahkeme Aile Mahkemesidir.
Boşanma sonrasında velayetin değiştirilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda da aile mahkemeleri görevlidir.
İzmir’de açılacak davalarda görev ve yetki, davanın türüne ve tarafların yerleşim yerlerine göre ayrıca belirlenmelidir.
İzmir’de Boşanma ve Velayet Davalarında Hukuki Süreç
Velayet uyuşmazlıklarında dosyanın yalnızca anne veya babanın iddiaları üzerinden yürütülmesi yeterli değildir.
Özellikle;
çocuğun mevcut yaşam düzeni,
ebeveynlerin fiilî bakım katkısı,
okul ve sağlık kayıtları,
çocuğun görüşü,
sosyal inceleme raporu,
ebeveynler arasındaki iletişim,
şiddet veya ihmal iddiaları,
çocuğun kardeş ve aile bağları
birlikte değerlendirilmelidir.
İzmir Avukat Yağmur Evci Sağlam Hukuk Bürosu, aile hukuku kapsamında boşanma, velayet, velayetin değiştirilmesi, nafaka ve çocukla kişisel ilişki uyuşmazlıklarında somut olayın özelliklerine göre hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.
İzmir ve Ege Bölgesinde Velayet ve Boşanma Davaları
Hukuk büromuz İzmir merkezlidir.
Somut dosyanın niteliği ve yetki kuralları çerçevesinde Manisa, Aydın, Muğla, Denizli, Uşak, Kütahya ve Afyonkarahisar başta olmak üzere Ege Bölgesi’ndeki aile hukuku uyuşmazlıkları bakımından da hukuki değerlendirme yapılabilir.
Özellikle;
İzmir boşanma avukatı,
İzmir velayet avukatı,
İzmir aile hukuku avukatı,
Manisa velayet davası,
Aydın boşanma davası,
Muğla velayet davası,
Denizli aile hukuku
gibi yerel aramalarda sitenin konu otoritesini artırmanın en doğru yolu, aynı kelimeyi yüzlerce kez tekrarlamak değil; birbirine bağlantılı kaliteli aile hukuku içerikleri oluşturmaktır.
Sık Sorulan Sorular
Boşanmada velayet her zaman anneye mi verilir?
Hayır. Türk hukukunda anneye otomatik öncelik tanıyan bir kural bulunmaz. Temel kriter çocuğun üstün yararıdır.
Baba çocuğun velayetini alabilir mi?
Evet. Somut olayda çocuğun üstün yararının baba yanında kalmasını gerektirdiği kanaatine varılırsa velayet babaya verilebilir.
Ekonomik durumu iyi olan ebeveyn velayeti alır mı?
Tek başına hayır. Ekonomik durum değerlendirme unsurlarından biri olabilir; ancak bakım kapasitesi, duygusal bağ, yaşam düzeni ve çocuğun ihtiyaçları birlikte değerlendirilir.
Çocuğun kaç yaşından sonra fikri sorulur?
Kanunda belirlenmiş sabit bir yaş sınırı yoktur. Çocuğun yaşı ve olgunluk derecesi dikkate alınır. Görüş oluşturabilecek olgunluktaki çocuğun düşüncesine önem verilmesi gerekir.
Çocuk annesini veya babasını seçebilir mi?
Çocuğun görüşü önemlidir fakat tek başına bağlayıcı değildir. Hâkim bu tercihin çocuğun üstün yararına uygun olup olmadığını değerlendirir.
Ortak velayet mümkün mü?
Evet. Güncel hukuk uygulamasında ortak velayet mümkündür. Ancak çocuğun üstün yararına uygun ve uygulanabilir olması gerekir.
Anne veya babanın yeniden evlenmesi velayeti değiştirir mi?
Tek başına değiştirmez. Yeni yaşam düzeninin çocuğun üstün yararını etkileyip etkilemediğine bakılır.
Velayet sonradan değiştirilebilir mi?
Evet. Çocuğun üstün yararını etkileyen önemli yeni durumlar ortaya çıkarsa velayetin değiştirilmesi talep edilebilir.
Velayeti olmayan taraf çocukla görüşebilir mi?
Kural olarak evet. Mahkeme çocuğun üstün yararını gözeterek kişisel ilişki düzenlemesi yapar.
Anlaşmalı boşanmada velayeti taraflar belirleyebilir mi?
Taraflar anlaşabilir; ancak hâkim çocuğun üstün yararına aykırı bulduğu düzenlemeyi kabul etmek zorunda değildir.
Sonuç
Boşanma davasında çocuk velayetinin anneye mi yoksa babaya mı verileceğinin önceden kesin olarak söylenmesi mümkün değildir.
Mahkeme;
çocuğun yaşını ve gelişimini,
mevcut yaşam düzenini,
anne ve babayla ilişkisini,
ebeveynlerin bakım kapasitesini,
eğitim ve sağlık ihtiyaçlarını,
çocuğun görüşünü,
varsa sosyal inceleme raporlarını,
şiddet veya ihmal iddialarını
birlikte değerlendirir.
Temel kriter her zaman çocuğun üstün yararıdır.
2026 itibarıyla ortak velayet de hukuken mümkün olmakla birlikte, ebeveynler arasındaki ağır çatışmanın ortak velayetin sürdürülebilirliğini ve çocuğun psikolojik gelişimini olumsuz etkileyip etkilemeyeceği ayrıca incelenmelidir. Anayasa Mahkemesinin güncel yaklaşımı da mahkemelerden velayet kararlarında ayrıntılı, objektif ve çocuğun üstün yararına odaklanan bir değerlendirme beklemektedir.
Bu nedenle boşanma veya velayet uyuşmazlığı söz konusu olduğunda değerlendirme her ailenin ve her çocuğun somut koşulları üzerinden yapılmalıdır.
Hukuki Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık niteliğinde değildir. Velayet kararları çocuğun ve ebeveynlerin somut koşullarına göre değişiklik gösterebilir.
Yorumlar