top of page

Nitelikli Dolandırıcılık Suçu ve Cezası 2026 (TCK 158) | İzmir Avukat

Yazarın fotoğrafı: Yağmur Evci Sağlam
Yağmur Evci Sağlam
14 Eyl
9 dakikada okunur

Nitelikli dolandırıcılık suçu, günlük hayatta özellikle internet dolandırıcılığı, sahte ilanlar, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması, kendisini polis-savcı-banka görevlisi olarak tanıtma, sigorta bedeli almak amacıyla hileli işlem yapma ve kamu kurumlarının adını kullanma gibi olaylarda sıklıkla gündeme gelmektedir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık, temel dolandırıcılık suçunun belirli yöntemler veya güven ilişkileri kullanılarak işlenmiş hâlidir.

Bir eylemin nitelikli dolandırıcılık olarak kabul edilebilmesi için yalnızca mağdurun zarar görmüş olması yeterli değildir. Hileli davranış, mağdurun aldatılması, bu aldatma sonucunda malvarlığı bakımından zarar doğması ve fail veya üçüncü kişi lehine haksız menfaat sağlanması gerekir.

Bu yazımızda nitelikli dolandırıcılık suçu nedir, TCK 158 cezası ne kadar, internet ve banka yoluyla dolandırıcılık hangi durumlarda TCK 158 kapsamına girer, etkin pişmanlık uygulanır mı, hangi mahkemede görülür ve suç nasıl ispatlanır sorularını 2026 yılı güncel mevzuatı ve Yargıtay uygulaması kapsamında ele alıyoruz.

Dolandırıcılık Suçu Nedir?

Dolandırıcılık suçunun temel hâli Türk Ceza Kanunu’nun 157. maddesinde düzenlenmiştir.

Dolandırıcılık suçunda fail;

  • hileli davranışlarda bulunur,

  • bu davranışlarla bir kişiyi aldatır,

  • mağdurun veya başka bir kişinin zararına neden olur,

  • kendisine veya başka bir kişiye haksız menfaat sağlar.

Dolayısıyla her sözleşmeye aykırılık, ödenmeyen borç veya yerine getirilmeyen ticari taahhüt otomatik olarak dolandırıcılık suçunu oluşturmaz.

Ceza hukuku bakımından belirleyici olan, failin başlangıçtan itibaren hileli davranışlarla mağduru yanıltarak menfaat sağlamaya yönelik hareket edip etmediğidir.

Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Nedir?

Nitelikli dolandırıcılık, dolandırıcılık suçunun TCK m.158’de belirtilen özel yöntemler kullanılarak işlenmesidir.

Kanun koyucu bazı hile yöntemlerinin mağdurun güvenini daha kolay istismar etmesi veya suçun işlenmesini kolaylaştırması nedeniyle bu hâlleri daha ağır yaptırıma bağlamıştır.

TCK m.158 kapsamında nitelikli dolandırıcılık şu şekillerde işlenebilir:

  • Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi,

  • kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanılması,

  • kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanılması,

  • kamu kurum ve kuruluşlarının veya belirli tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması,

  • kamu kurum ve kuruluşlarının zararına işlenmesi,

  • bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması,

  • basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanılması,

  • tacir veya şirket yöneticilerinin ticari faaliyetleri sırasında işlenmesi,

  • serbest meslek sahibinin mesleğinden kaynaklanan güveni kötüye kullanması,

  • hak edilmeyen bir kredinin açılmasını sağlamak amacıyla işlenmesi,

  • sigorta bedelini almak amacıyla işlenmesi,

  • kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumu çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi.

Kanunda ayrıca kamu görevlileriyle ilişkisi olduğunu, onlar nezdinde hatırı sayıldığını söyleyerek belirli bir işin gördürüleceği vaadiyle menfaat temin edilmesi de nitelikli dolandırıcılık kapsamında düzenlenmiştir.  

Nitelikli Dolandırıcılık Suçunun Cezası Ne Kadar?

TCK m.158’in genel düzenlemesine göre nitelikli dolandırıcılık suçunun cezası:

3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezasıdır.

Ancak burada önemli bir istisna bulunmaktadır.

Suçun;

  • kamu kurum veya kuruluşlarının zararına,

  • bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,

  • tahsis edilmemesi gereken kredinin açılmasını sağlamak amacıyla,

  • sigorta bedelini almak amacıyla,

  • kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumu çalışanı olarak tanıtması suretiyle

işlenmesi hâllerinde hapis cezasının alt sınırı 4 yıldan az olamaz.

Bu hâllerde ayrıca hükmedilecek adli para cezası suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.  

Dolayısıyla internette sıkça görülen “TCK 158’in cezası her durumda 4–10 yıldır” ifadesi doğru değildir.

TCK 158/1-f Bilişim Sistemleri veya Banka Kullanılarak Dolandırıcılık

Günümüzde nitelikli dolandırıcılık dosyalarının önemli bir bölümü internet ve bankacılık sistemleri üzerinden gerçekleştirilmektedir.

TCK m.158/1-f kapsamında;

bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık

nitelikli hâl olarak düzenlenmiştir.

Uygulamada örneğin;

  • sahte internet ilanları,

  • sosyal medya üzerinden yapılan satış dolandırıcılıkları,

  • sahte e-ticaret siteleri,

  • internet bankacılığının hileli senaryoda kullanılması,

  • banka hesaplarının suçtan elde edilen paranın aktarılmasında kullanılması

gibi olaylar gündeme gelebilir.

Ancak bir banka hesabının kullanılmış olması tek başına her olayda TCK m.158/1-f uygulanacağı anlamına gelmez.

Bilişim sistemi veya bankanın suçun gerçekleştirilmesinde nasıl araç olarak kullanıldığı somut olay üzerinden değerlendirilmelidir.

Nitekim Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 2026 tarihli kararlarında da bilişim ve banka kullanılarak dolandırıcılık iddialarında delillerin yeterliliği ve suç vasfı ayrıntılı olarak incelenmektedir.  

İnternetten Sahte İlan Vermek Nitelikli Dolandırıcılık mıdır?

Somut olayın özelliklerine göre olabilir.

Örneğin gerçekte satılmayan;

  • araç,

  • telefon,

  • elektronik ürün,

  • kiralık ev,

  • tatil rezervasyonu,

  • ikinci el eşya

için sahte ilan oluşturulması, mağdurla internet üzerinden iletişim kurulması ve para gönderilmesinin sağlanması hâlinde bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık gündeme gelebilir.

Ancak her başarısız internet alışverişi ceza hukuku anlamında dolandırıcılık değildir.

Failin başlangıçtan itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket edip etmediği ayrıca belirlenmelidir.

Banka Hesabını Başkasına Kullandırmak Dolandırıcılık Suçu Oluşturur mu?

Bu konu uygulamada özellikle önemlidir.

Bir kişinin banka hesabının dolandırıcılıkta kullanılmış olması, o hesap sahibinin otomatik olarak suçun faili olduğu anlamına gelmez.

Ceza sorumluluğu kişiseldir.

Hesap sahibinin;

  • hesabını hangi amaçla verdiği,

  • para transferlerinden haberdar olup olmadığı,

  • suç planını bilip bilmediği,

  • para hareketlerinden menfaat sağlayıp sağlamadığı,

  • diğer sanıklarla bağlantısı,

  • telefon ve dijital kayıtlar

birlikte değerlendirilmelidir.

Sadece “para bu hesaba geldi” şeklindeki bir tespit her olayda dolandırıcılık kastını tek başına ispatlamayabilir.

Ceza yargılamasında failin suça iştirak iradesinin somut delillerle ortaya konulması gerekir.

Kendini Polis, Savcı veya Banka Çalışanı Olarak Tanıtmak

TCK m.158/1-l kapsamında kişinin;

  • kendisini kamu görevlisi,

  • banka çalışanı,

  • sigorta çalışanı,

  • kredi kurumu çalışanı

olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söyleyerek dolandırıcılık yapması nitelikli hâl olarak kabul edilir.

Uygulamada;

“Adınız terör soruşturmasına karıştı.”

“Banka hesabınızdan yasa dışı işlem yapılıyor.”

“Savcılık soruşturması var.”

“Paranızı güvenli hesaba aktarmanız gerekiyor.”

gibi senaryolar bu suç tipinin tipik örnekleri arasında yer alabilir.

Bu bent bakımından hapis cezasının alt sınırı 4 yıldır ve adli para cezası elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.  

Kamu Kurumlarının Adının Kullanılması

Dolandırıcılık fiilinde;

  • belediye,

  • bakanlık,

  • SGK,

  • vergi dairesi,

  • adliye,

  • polis,

  • savcılık

gibi kamu kurumlarının araç olarak kullanılması veya kamu görevlileriyle ilişki bulunduğunun ileri sürülmesi durumunda TCK m.158’in farklı bentleri gündeme gelebilir.

Burada önemli olan yalnızca kurumun adının konuşmada geçmesi değil, kuruma duyulan güvenin hileli davranışın etkin unsuru hâline getirilmesidir.

Nitelikli Dolandırıcılık Suçunun Unsurları Nelerdir?

Bir olayın nitelikli dolandırıcılık kabul edilebilmesi için temel olarak şu unsurların bulunması gerekir:

Hileli Davranış

Fail mağduru yanıltmaya elverişli hileli davranışlarda bulunmalıdır.

Her yalan hukuken dolandırıcılık değildir.

Hilenin somut olay bakımından mağduru yanıltabilecek nitelikte olup olmadığı değerlendirilir.

Mağdurun Aldatılması

Hile nedeniyle mağdur yanılgıya düşmelidir.

Malvarlığı Zararı

Mağdurun veya başka bir kişinin malvarlığında zarar meydana gelmelidir.

Haksız Menfaat

Failin veya başka bir kişinin haksız bir ekonomik menfaat elde etmesi gerekir.

Kast

Dolandırıcılık taksirle işlenemez.

Failin hileli davranışla menfaat elde etme kastıyla hareket etmesi gerekir.

Her Yalan Dolandırıcılık Suçu Oluşturur mu?

Hayır.

Bir davranışın dolandırıcılık oluşturabilmesi için hilenin somut olay bakımından belirli bir yoğunluğa ulaşması ve mağduru aldatmaya elverişli olması gerekir.

Taraflar arasındaki her ticari uyuşmazlığı veya yerine getirilmeyen borcu ceza hukuku alanına taşımak doğru değildir.

Örneğin başlangıçta gerçek bir ticari ilişki bulunmasına rağmen daha sonra borcun ödenememesi ile baştan itibaren ödeme niyeti olmadan hileli bir düzenek kurulması birbirinden farklıdır.

Bu ayrım özellikle ceza soruşturmalarında önemlidir.

Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Teşebbüs Aşamasında Kalabilir mi?

Evet.

Fail hileli davranışları gerçekleştirmiş ancak mağdur aldanmadan durumu fark etmiş veya para transferi gerçekleşmeden işlem engellenmişse suç teşebbüs aşamasında kalabilir.

Bu durumda TCK m.35 kapsamında teşebbüs hükümlerinin uygulanması gündeme gelir.

Ceza miktarı da somut olayın hangi aşamada kaldığına göre belirlenir.

Nitelikli Dolandırıcılıkta Üç veya Daha Fazla Kişi

TCK m.158/3’e göre dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçunun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Suçun, suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ise ceza bir kat artırılır.  

Bu nedenle TCK m.158/3 bir “bilişim sistemi” hükmü değildir.

Kaynak metinde bu konu hatalı biçimde anlatılmıştı. 

Nitelikli Dolandırıcılık Suçu ve Cezası 2026 (TCK 158) » Av. Doğa Eserçelik.pdf

Nitelikli Dolandırıcılıkta Etkin Pişmanlık Uygulanır mı?

Evet.

Dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarında TCK m.168 kapsamında etkin pişmanlık uygulanabilir.

Suç tamamlandıktan sonra ancak kovuşturma başlamadan önce fail, azmettiren veya yardım eden kişi pişmanlık göstererek mağdurun zararını tamamen giderirse cezada üçte ikisine kadar indirim yapılabilir.

Kovuşturma başladıktan sonra ancak hüküm verilmeden önce zarar tamamen giderilirse cezada yarısına kadar indirim yapılabilir.  

Kısmi ödeme yapılması hâlinde ise etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun rızası gerekir.

Burada önemli olan yalnızca paranın geri verilmesi değil, işlemin TCK m.168’deki şartlara uygun biçimde gerçekleşmesidir.

Zararın Ödenmesi Davayı Ortadan Kaldırır mı?

Hayır.

Nitelikli dolandırıcılık şikâyete bağlı bir suç değildir.

Mağdurun zararının giderilmesi, şartları varsa etkin pişmanlık nedeniyle cezada indirim sağlayabilir; ancak genel olarak suçun ve kamu davasının kendiliğinden ortadan kalkmasını sağlamaz.

Nitelikli Dolandırıcılık Şikâyete Bağlı mıdır?

Hayır.

Nitelikli dolandırıcılık suçu resen soruşturulur.

Bu nedenle mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi tek başına ceza soruşturmasını veya kovuşturmayı sona erdirmez.

Basit dolandırıcılık ile nitelikli dolandırıcılık arasındaki usul farklarından biri de budur.

Adalet Bakanlığı da nitelikli dolandırıcılığın ağır ceza mahkemelerinin görev alanına girdiğini belirtmektedir.  

Nitelikli Dolandırıcılık Uzlaştırmaya Tabi midir?

TCK m.158 kapsamındaki nitelikli dolandırıcılık uzlaştırma kapsamında değildir.

Buna karşılık temel dolandırıcılık suçunun bazı hâllerinde farklı bir usul söz konusu olabilir.

Bu nedenle dosyanın TCK m.157 mi yoksa TCK m.158 kapsamında mı olduğu yalnızca ceza miktarı bakımından değil, muhakeme usulü bakımından da önemlidir.

Nitelikli Dolandırıcılık Davası Hangi Mahkemede Görülür?

Nitelikli dolandırıcılık suçlarında görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesidir.

5235 sayılı Kanun’un 12. maddesinde TCK m.158 kapsamındaki nitelikli dolandırıcılık suçları açıkça ağır ceza mahkemelerinin görev alanında sayılmıştır.  

2026 tarihli Yargıtay kararlarında da nitelikli dolandırıcılık dosyalarının Ağır Ceza Mahkemelerinden geldiği görülmektedir.  

Nitelikli Dolandırıcılıkta Zamanaşımı Ne Kadardır?

TCK m.158’in ceza üst sınırı dikkate alındığında olağan dava zamanaşımı bakımından TCK m.66 hükümleri uygulanır.

Genel olarak nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından 15 yıllık olağan dava zamanaşımı gündeme gelir.

Ancak zamanaşımını kesen veya durduran sebepler nedeniyle somut dosyada gerçek sürenin ayrıca hesaplanması gerekir.

Dolayısıyla yalnızca suç tarihine bakılarak kesin bir zamanaşımı sonucu verilmemelidir.

Nitelikli Dolandırıcılıkta HAGB Uygulanabilir mi?

Bu konuda 2026 itibarıyla özellikle dikkatli olunmalıdır.

Kaynak yazıda “ceza iki yıl veya daha az olursa HAGB uygulanabilir” şeklinde doğrudan bir açıklama bulunmaktadır. 

Nitelikli Dolandırıcılık Suçu ve Cezası 2026 (TCK 158) » Av. Doğa Eserçelik.pdf

Ancak Anayasa Mahkemesi, CMK m.231’de HAGB kurumunu yeniden düzenleyen kuralı 10 Temmuz 2025 tarihli kararıyla iptal etmiş ve iptal hükmünün Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir.  

Bu nedenle Eylül 2026 itibarıyla HAGB bakımından yalnızca eski “iki yıl sınırı” üzerinden genel bir açıklama yapmak doğru değildir.

Somut yargılamada uygulanacak hükümlerin, suç tarihi ve karar tarihi itibarıyla yürürlükteki mevzuata göre ayrıca incelenmesi gerekir.

İnternet Dolandırıcılığında Hangi Deliller Önemlidir?

Bilişim yoluyla dolandırıcılık dosyalarında özellikle;

  • banka hesap hareketleri,

  • IBAN kayıtları,

  • HTS kayıtları,

  • IP kayıtları,

  • GSM abonelik bilgileri,

  • telefon incelemeleri,

  • WhatsApp ve sosyal medya yazışmaları,

  • sahte ilan kayıtları,

  • e-posta kayıtları,

  • ATM kamera görüntüleri,

  • para çekme görüntüleri,

  • kripto varlık transferleri

önemli deliller hâline gelebilir.

Ancak bir teknik verinin belirli bir kişiye ait olması ile o kişinin dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğinin ispatı aynı şey değildir.

Ceza mahkemesi tüm delilleri birlikte değerlendirmelidir.

Nitelikli Dolandırıcılıkta Zorunlu Müdafi Gündeme Gelebilir mi?

Somut suç vasfı ve uygulanması istenen cezanın alt sınırı bakımından CMK m.150 kapsamında zorunlu müdafi hükümleri gündeme gelebilir.

Nitekim Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 2026 tarihli bir kararında TCK m.158/1-l ve m.158/3 kapsamında cezanın alt sınırı nedeniyle sanığa zorunlu müdafi atanması gerektiği belirtilmiştir.  

Bu konu özellikle birden fazla kişiyle birlikte işlenen nitelikli dolandırıcılık dosyalarında önem taşıyabilir.

Nitelikli Dolandırıcılık Suçunda Mağdur Ne Yapabilir?

Dolandırıcılık mağduru;

  • Cumhuriyet Başsavcılığına başvurabilir,

  • elindeki banka ve dijital kayıtları sunabilir,

  • ceza davasına katılma talebinde bulunabilir,

  • maddi zararının giderilmesini talep edebilir.

Ancak ceza davası, mağdurun bütün özel hukuk zararlarını otomatik olarak tahsil ettiği bir mekanizma değildir.

Adalet Bakanlığı da dolandırıcılık nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların ayrıca hukuk mahkemelerinde açılacak tazminat davasıyla talep edilebileceğini belirtmektedir.  

İzmir’de Nitelikli Dolandırıcılık Dosyalarında Hukuki Süreç

Nitelikli dolandırıcılık dosyalarında tek bir banka dekontu veya şikâyetçi beyanı üzerinden değerlendirme yapmak çoğu zaman yeterli değildir.

Özellikle;

  • hilenin ne zaman başladığı,

  • failin başlangıçtaki kastı,

  • paranın hangi hesaba geçtiği,

  • hesap sahibinin suça iştirakinin bulunup bulunmadığı,

  • telefon kayıtları,

  • HTS verileri,

  • IP ve cihaz kayıtları,

  • kamera görüntüleri,

  • diğer sanıklarla bağlantılar,

  • mağdurun hangi davranış nedeniyle aldatıldığı,

  • zarar miktarı,

  • etkin pişmanlık koşulları

birlikte incelenmelidir.

İzmir Avukat Yağmur Evci Sağlam Hukuk Bürosu, ceza hukuku kapsamında nitelikli dolandırıcılık, bilişim yoluyla dolandırıcılık ve ağır ceza dosyalarında somut olayın özelliklerine göre hukuki danışmanlık ve savunma hizmeti sunmaktadır.

İzmir ve Ege Bölgesinde Nitelikli Dolandırıcılık Davaları

Hukuk büromuz İzmir merkezli olmakla birlikte dosyanın niteliği ve usul kuralları çerçevesinde Manisa, Aydın, Muğla, Denizli, Uşak, Kütahya ve Afyonkarahisar başta olmak üzere Ege Bölgesi’ndeki ceza hukuku uyuşmazlıkları bakımından da hukuki değerlendirme yapılabilmektedir.

Özellikle;

  • İzmir nitelikli dolandırıcılık,

  • İzmir bilişim yoluyla dolandırıcılık,

  • İzmir banka dolandırıcılığı,

  • İzmir ağır ceza davaları,

  • Manisa dolandırıcılık davası,

  • Aydın nitelikli dolandırıcılık,

  • Muğla ceza hukuku,

  • Denizli ağır ceza

gibi yerel aramalarda sitenin konu otoritesini güçlendirmek için bu makaleyi Ceza Hukuku hizmet sayfasına ve ilgili diğer makalelere bağlamak önemlidir.

Burada amaç aynı anahtar kelimeyi sürekli tekrar etmek değil, İzmir merkezli gerçek bir hukuk içerik ağı kurmaktır.

Sık Sorulan Sorular

Nitelikli dolandırıcılık suçunun cezası kaç yıldır?

Genel olarak TCK m.158 kapsamında ceza 3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezasıdır.

Ancak (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde hapis cezasının alt sınırı 4 yıldır ve adli para cezası suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.  

İnternet dolandırıcılığı TCK 158 midir?

Bilişim sisteminin suçun işlenmesinde araç olarak kullanılması hâlinde TCK m.158/1-f gündeme gelebilir. Ancak her internet üzerinden gerçekleşen ticari uyuşmazlık otomatik olarak nitelikli dolandırıcılık değildir.

Banka hesabını başkasına vermek suç mudur?

Hesabın kullanılmış olması tek başına nitelikli dolandırıcılıktan mahkûmiyet için yeterli değildir. Hesap sahibinin suç planını bilip bilmediği ve iştirak kastı somut delillerle değerlendirilmelidir.

Polis veya savcı olduğunu söyleyerek para isteyen kişi hangi suçu işler?

Somut olayda hile ve zarar şartları gerçekleşmişse TCK m.158/1-l kapsamında nitelikli dolandırıcılık gündeme gelebilir.

Nitelikli dolandırıcılıkta zarar ödenirse ceza düşer mi?

TCK m.168 kapsamında şartları oluşmuşsa etkin pişmanlık indirimi uygulanabilir. Soruşturma aşamasında zarar tamamen giderilmişse cezada üçte ikisine kadar; kovuşturma başladıktan sonra fakat hükümden önce giderilmişse yarısına kadar indirim yapılabilir.  

Nitelikli dolandırıcılık şikâyete bağlı mı?

Hayır. Resen soruşturulan bir suçtur.

Nitelikli dolandırıcılık uzlaşmaya tabi mi?

Hayır. TCK m.158 kapsamındaki nitelikli dolandırıcılık uzlaştırma kapsamında değildir.

Nitelikli dolandırıcılık hangi mahkemede görülür?

Ağır Ceza Mahkemesinde görülür.  

Nitelikli dolandırıcılıkta üç kişi birlikte hareket ederse ne olur?

TCK m.158/3 uyarınca ceza yarı oranında artırılır. Suç örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenirse ceza bir kat artırılır.  

Nitelikli dolandırıcılıkta HAGB uygulanır mı?

2026 itibarıyla HAGB mevzuatında Anayasa Mahkemesi iptal kararının etkisi bulunduğundan somut dosya, suç tarihi ve karar tarihi esas alınarak ayrıca değerlendirilmelidir.  

Sonuç

Nitelikli dolandırıcılık suçu, basit bir borç veya sözleşme uyuşmazlığından farklıdır.

Suçun oluşabilmesi için fail tarafından hileli davranışlarda bulunulması, mağdurun bu davranışlar nedeniyle aldatılması, malvarlığı bakımından zarar meydana gelmesi ve fail veya üçüncü kişi lehine haksız menfaat sağlanması gerekir.

TCK m.158 kapsamında bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumları, kamu kurumları, sigorta ilişkileri veya kamu görevlisi sıfatının kötüye kullanılması gibi yöntemlerin kullanılması suçun nitelikli hâlini oluşturabilir.

Ancak özellikle dijital dolandırıcılık dosyalarında;

  • banka hesabının kime ait olduğu,

  • para hareketlerinin kim tarafından yönetildiği,

  • telefon ve IP kayıtları,

  • diğer sanıklarla bağlantılar,

  • mesaj içerikleri,

  • hileli davranışın kim tarafından gerçekleştirildiği

ayrı ayrı incelenmelidir.

Bu nedenle İzmir ve Ege Bölgesi’nde nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin soruşturma veya ağır ceza davası söz konusu olduğunda, dosyanın somut deliller ve güncel mevzuat çerçevesinde değerlendirilmesi önemlidir.

Hukuki Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık niteliğinde değildir. Suçun niteliği, uygulanacak ceza, etkin pişmanlık ve usul hükümleri somut olayın özelliklerine göre değişebilir.

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör

Yorumlar


bottom of page