top of page

3201 Sayılı Kanuna Göre Yurt Dışı Hizmet Borçlanması ve Emeklilik Şartları

  • Yazarın fotoğrafı: Yağmur Evci Sağlam
    Yağmur Evci Sağlam
  • 6 gün önce
  • 7 dakikada okunur

Yurt dışında çalışan Türk vatandaşlarının Türkiye’den emekli olabilmeleri bakımından yurt dışı hizmet borçlanması önemli bir sosyal güvenlik hakkıdır. 3201 Sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun kapsamında, yurt dışında geçirilen belirli sürelerin borçlanılması ve Türkiye’deki sosyal güvenlik sistemi bakımından değerlendirilmesi mümkündür.

Ancak yurt dışındaki çalışma veya diğer borçlanılabilir sürelerin borçlanılması, tek başına emekli aylığı bağlanması için yeterli değildir. Borçlanma işleminin yanı sıra kişinin tabi olduğu sosyal güvenlik mevzuatında öngörülen emeklilik koşullarını ve aylık bağlanmasına ilişkin diğer şartları da yerine getirmesi gerekir.

Bu yazımızda 3201 Sayılı Kanuna göre yurt dışı hizmet borçlanması yoluyla emeklilik şartları, özellikle yurda kesin dönüş şartı, borçlanma bedelinin ödenmesi, sosyal güvenlik mevzuatına göre aylığa hak kazanılması ve SGK’ya yapılacak aylık başvurusu kapsamında ele alınmaktadır.

Yurt Dışı Hizmet Borçlanması Nedir?

Hizmet borçlanması, kanunda belirtilen ve geçmişte prim ödenmemiş belirli süreler için sonradan prim ödenerek bu sürelerin sosyal güvenlik bakımından değerlendirilmesini sağlayan bir uygulamadır.

Yurt dışında yaşayan veya çalışan Türk vatandaşları bakımından ise 3201 Sayılı Kanun, yurt dışında geçirilen belirli sürelerin Türkiye’deki sosyal güvenlik sistemi kapsamında değerlendirilmesine imkân sağlamaktadır.

Düzenlemenin temel amacı, çalışma hayatının veya yaşamının belirli bir bölümünü yurt dışında geçirmiş kişilerin bu sürelerden Türkiye’deki sosyal güvenlik ve emeklilik hakları bakımından yararlanabilmelerini sağlamaktır.

Bu kapsamda yalnızca yurt dışında çalışılan süreler değil, kanunda belirtilen şartların bulunması hâlinde çalışma süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçirilen sürelerin de borçlanılması mümkün olabilmektedir.

Bununla birlikte hangi sürelerin borçlanılabileceği ve bu sürelerin emeklilik hesabına nasıl etki edeceği; kişinin vatandaşlık durumu, sigortalılık geçmişi, yurt dışında bulunduğu dönemler ve Türkiye’deki sosyal güvenlik kayıtları dikkate alınarak değerlendirilmelidir.

Yurt Dışı Borçlanmasıyla Emeklilik İçin Gerekli Şartlar Nelerdir?

3201 Sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında yurt dışı hizmet borçlanmasından yararlanılarak aylık bağlanabilmesi için temel olarak;

  • yurda kesin dönüş yapılmış olması,

  • aylığa hak kazanmaya yetecek borçlanma tutarının ödenmiş olması,

  • ilgili sosyal güvenlik mevzuatına göre aylığa hak kazanma koşullarının sağlanmış olması,

  • Sosyal Güvenlik Kurumuna yazılı olarak aylık talebinde bulunulması

gerekmektedir.

Bu şartların birlikte değerlendirilmesi gerekir. Dolayısıyla kişinin yurt dışı borçlanması yapması ve borçlanma bedelini ödemesi, tek başına kendisine emekli aylığı bağlanacağı anlamına gelmemektedir.

Yurda Kesin Dönüş Şartı Nedir?

Yurt dışı hizmet borçlanması uygulamasında en fazla tereddüt yaşanan konuların başında “yurda kesin dönüş” şartı gelmektedir.

3201 Sayılı Kanunun önceki düzenlemesinde borçlanma yapılabilmesi için de yurda kesin dönüş şartı aranmakta iken Anayasa Mahkemesinin 12.12.2002 tarihli, 2000/36 Esas ve 2002/198 Karar sayılı kararıyla bu şart iptal edilmiştir.

Bu nedenle günümüzde yurt dışı hizmet borçlanması yapılabilmesi için yurda kesin dönüş yapılmış olması şart değildir. Bununla birlikte, borçlanılan sürelere dayanılarak aylık bağlanabilmesi bakımından yurda kesin dönüş şartının gerçekleşmiş olması aranmaktadır.

Kesin Dönüş Türkiye’ye Yerleşmek Anlamına mı Gelir?

3201 Sayılı Kanunda yer alan “kesin dönüş” ifadesi, yaşlılık aylığı bağlanacak kişinin ikamet ettiği yabancı ülkeden ayrılarak Türkiye’ye yerleşmesi ve bundan sonra sürekli olarak Türkiye’de ikamet etmesi gerektiği şeklinde değerlendirilmemelidir.

Kesin dönüş şartı bakımından esas olan, kişinin yurt dışındaki çalışmasının sona ermiş olması ve mevzuatta belirtilen yurt dışındaki sosyal sigorta veya sosyal yardım ödeneklerinden yararlanmıyor olmasıdır.

Başka bir ifadeyle, kişinin yabancı bir ülkede yaşamaya veya ikamet etmeye devam etmesi tek başına Türkiye’den yaşlılık aylığı almasına engel teşkil etmez.

Dolayısıyla 3201 Sayılı Kanun bakımından “yurda kesin dönüş” kavramında belirleyici olan kişinin fiziki olarak hangi ülkede yaşadığı değil, yurt dışındaki çalışma ve sosyal güvenlik durumudur.

Kişi yurt dışında yaşamaya devam etmekle birlikte çalışmıyor ve Kanun kapsamında aylık bağlanmasına engel teşkil eden bir sosyal sigorta veya sosyal yardım ödeneğinden yararlanmıyorsa, yalnızca yurt dışında ikamet etmesi nedeniyle yaşlılık aylığı talebinin reddedilmesi söz konusu olmamalıdır.

Bu nedenle kişinin tatil, aile ziyareti veya başka nedenlerle yurt dışına çıkması da tek başına kesin dönüş şartının ihlal edildiği anlamına gelmez. Aynı şekilde kişinin uzun süre yurt dışında bulunması veya ikametini yurt dışında sürdürmesi, diğer şartların mevcut olması hâlinde tek başına aylığın kesilmesini gerektiren bir neden olarak değerlendirilmemelidir.

Buna karşılık kişinin aylık başlangıç tarihi itibarıyla yurt dışında çalışmaya devam etmesi veya Kanunda belirtilen sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneklerinden yararlanması hâlinde aylık bağlanması bakımından engel ortaya çıkabilir.

Bu noktada “yurt dışında ikamet etmek” ile “yurt dışında çalışmak veya Kanunun öngördüğü sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneklerinden yararlanmak” arasındaki ayrımın doğru yapılması büyük önem taşımaktadır.

Yurt Dışı Borçlanma Bedelinin Ödenmesi

Yurt dışı hizmet borçlanması kapsamında aylık bağlanabilmesinin bir diğer şartı, aylığa hak kazanmaya yetecek süreye karşılık gelen borçlanma bedelinin ödenmiş olmasıdır.

Yurt dışı borçlanmasına ilişkin tahakkuk ettirilen borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödenmesi gerekmektedir. Üç aylık süre içerisinde ödeme yapılmaması hâlinde borçlanma işlemi geçersiz hâle gelebilir.

Bununla birlikte aylık bağlanması bakımından esas olan husus, kişinin emekliliğe hak kazanabilmesi için ihtiyaç duyduğu prim gün sayısına karşılık gelen borçlanma tutarının ödenmiş olmasıdır.

Örneğin kişinin emekli olabilmesi için mevcut hizmetlerine ilave olarak belirli sayıda prim gününe ihtiyacı bulunuyorsa, aylık talebinden önce en az bu gün sayısını karşılayacak borçlanma bedelinin ödenmiş olması gerekir.

Bu nedenle yurt dışı borçlanması yapılmadan önce kişinin;

  • mevcut prim gün sayısı,

  • ilk sigortalılık tarihi,

  • borçlanabileceği süreler,

  • emeklilik için ihtiyaç duyduğu ilave prim günü

birlikte değerlendirilmelidir.

Sosyal Güvenlik Mevzuatına Göre Aylığa Hak Kazanılmış Olması

Yurt dışı hizmet borçlanması kişinin eksik prim günlerini tamamlamasına imkân sağlayabilmekle birlikte, borçlanma tek başına emeklilik hakkı doğurmaz.

Kişinin tabi olduğu sosyal güvenlik mevzuatına göre aranan yaş, sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı gibi emeklilik koşullarını da yerine getirmesi gerekir.

Özellikle ilk sigortalılık tarihi 2008 yılı Ekim ayından önce olan kişiler bakımından mülga 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı kanunların ilgili hükümleri ile 5510 Sayılı Kanunun geçiş hükümleri önem taşıyabilir.

Birden fazla sigortalılık statüsünde hizmeti bulunan kişiler bakımından ise aylığın hangi statü üzerinden bağlanacağının ayrıca belirlenmesi gerekebilir.

Bu nedenle SSK (4/a), Bağ-Kur (4/b) veya Emekli Sandığı (4/c) kapsamında farklı dönemlerde hizmeti bulunan kişilerin emeklilik durumunun kendi sigortalılık ve hizmet geçmişleri üzerinden değerlendirilmesi gerekir.

SGK’ya Yazılı Olarak Aylık Başvurusu Yapılması

Yurt dışı hizmet borçlanmasının tamamlanması ve emeklilik şartlarının sağlanması, aylığın kendiliğinden bağlanmasını sağlamaz.

Hak sahibinin ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumuna aylık bağlanması için başvuruda bulunması gerekir.

Yurt Dışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik kapsamında başvuru sırasında durumun niteliğine göre çeşitli bilgi ve belgelerin SGK’ya sunulması gerekebilir.

Bunlar arasında tahsis talep ve beyan belgeleri ile kişinin yurt dışındaki çalışmasının sona erdiğini veya ilgili sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneğinin sona erdiğini gösteren belgeler bulunabilir.

Başvuru sırasında gerekli belgelerin eksik veya hatalı olması işlemlerin uzamasına veya talebin olumsuz sonuçlanmasına neden olabileceğinden, başvurunun kişinin sosyal güvenlik geçmişi dikkate alınarak hazırlanması önemlidir.

Yurt Dışında Geçen Ev Kadınlığı Süreleri Borçlanılabilir mi?

3201 Sayılı Kanun kapsamında yurt dışında ev kadını olarak geçirilen belirli sürelerin de borçlanılması mümkündür.

Dolayısıyla kişinin yurt dışında herhangi bir işte çalışmamış olması, yurt dışı borçlanmasından yararlanamayacağı anlamına gelmez.

Ancak ev kadınlığı sürelerinin borçlanılması bakımından kişinin ilgili dönemlerdeki vatandaşlık durumu, yurt dışındaki ikamet süreleri ve bu sürelerin usulüne uygun şekilde belgelendirilmesi önem taşımaktadır.

Borçlanılabilecek sürelerin tespitinde kişinin somut durumu ve sunabileceği belgeler ayrıca değerlendirilmelidir.

Emekli Aylığı Bağlandıktan Sonra Yurt Dışında Çalışılırsa Ne Olur?

3201 Sayılı Kanun kapsamında aylık bağlandıktan sonra dikkat edilmesi gereken önemli konulardan biri kişinin yeniden yurt dışında çalışmaya başlamasıdır.

Kanunda belirtilen şartların oluşması hâlinde kişinin yurt dışında çalışmaya başlaması veya aylığın ödenmesine engel nitelikteki sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneklerinden yararlanması emekli aylığının kesilmesine neden olabilir.

Burada da kişinin yalnızca yurt dışında ikamet etmesi ile yurt dışında çalışması birbirinden ayrılmalıdır.

Yurt dışında yaşamaya devam edilmesi tek başına emekli aylığının kesilmesi için yeterli değildir. Önemli olan kişinin Kanun kapsamında aylığın ödenmesine engel teşkil eden bir çalışma veya sosyal yardım ilişkisinin bulunup bulunmadığıdır.

Aylığın kesilmesini gerektiren bir durum ortaya çıkmasına rağmen ödemelerin devam etmesi hâlinde ise yersiz ödenen aylıkların 5510 Sayılı Kanunun 96. maddesi kapsamında geri alınması gündeme gelebilir.

Bu nedenle 3201 Sayılı Kanun kapsamında emekli aylığı alan kişilerin yurt dışında yeniden çalışmaya başlamadan veya sosyal güvenlik kapsamında bir ödenekten yararlanmadan önce bunun mevcut aylıkları üzerindeki etkisini değerlendirmeleri önem taşımaktadır.

Yurt Dışı Hizmet Borçlanmasında Hukuki Değerlendirmenin Önemi

Yurt dışı hizmet borçlanması ve emeklilik işlemlerinde her kişinin sosyal güvenlik geçmişi farklıdır.

İlk sigortalılık tarihi, Türkiye’deki prim günleri, yurt dışında geçirilen süreler, çalışılan ülke, vatandaşlık durumu ve geçmişte tabi olunan sigortalılık statüleri emeklilik koşullarının belirlenmesinde etkili olabilir.

Özellikle;

  • SGK tarafından yurt dışı borçlanması talebinin reddedilmesi,

  • emeklilik başvurusunun reddedilmesi,

  • yurda kesin dönüş şartına ilişkin uyuşmazlıklar,

  • yurt dışında ikamet edilmesi nedeniyle aylık bağlanmasına ilişkin sorunlar,

  • sigortalılık başlangıç tarihine ilişkin uyuşmazlıklar,

  • borçlanılabilecek sürelerin eksik veya hatalı hesaplanması,

  • emekli aylığının kesilmesi,

  • yersiz ödeme gerekçesiyle ödenen aylıkların geri istenmesi,

  • yurt dışındaki çalışma ve sigortalılık sürelerinin değerlendirilmesi

gibi konularda kişinin sosyal güvenlik geçmişinin, güncel mevzuatın ve ilgili yargı kararlarının birlikte değerlendirilmesi gerekebilir.

Sonuç

3201 Sayılı Kanun kapsamında yurt dışı hizmet borçlanması, yurt dışında geçirilen belirli sürelerin Türkiye’deki sosyal güvenlik ve emeklilik sistemi içerisinde değerlendirilmesine imkân sağlayan önemli bir düzenlemedir.Ancak yurt dışı hizmet borçlanması yapmak ile emekli aylığına hak kazanmak birbirinden farklıdır.

Aylık bağlanabilmesi için borçlanmanın yanı sıra yurda kesin dönüş şartının gerçekleşmesi, aylığa hak kazanmaya yetecek borçlanma bedelinin ödenmesi, ilgili sosyal güvenlik mevzuatındaki emeklilik şartlarının sağlanması ve SGK’ya usulüne uygun şekilde aylık talebinde bulunulması gerekir.

Özellikle “yurda kesin dönüş” kavramının Türkiye’ye kesin olarak yerleşme zorunluluğu şeklinde anlaşılmaması gerekir. Bu kavram bakımından esas olan kişinin ikamet ettiği ülkeyi terk etmesi değil, yurt dışındaki çalışmasının sona ermiş olması ve Kanunda aylık bağlanmasına veya ödenmesine engel olarak düzenlenen sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneklerinden yararlanmamasıdır.

Dolayısıyla kişinin yurt dışında yaşamaya devam etmesi tek başına Türkiye’den emekli aylığı almasına engel değildir.

Bununla birlikte yurt dışı çalışma geçmişi ve Türkiye’deki sigortalılık kayıtları kişiden kişiye değiştiğinden, borçlanma ve emeklilik işlemlerinin kişinin kendi hizmet geçmişi üzerinden değerlendirilmesi olası hak kayıplarının önlenmesi açısından önem taşımaktadır.

Sık Sorulan Sorular

Yurt dışı hizmet borçlanması yapmak için Türkiye’ye kesin dönüş yapmak gerekir mi?

Hayır. Yurt dışı hizmet borçlanması yapılabilmesi bakımından yurda kesin dönüş şartı aranmaz. Kesin dönüş şartı, borçlanılan sürelere dayanılarak aylık bağlanması aşamasında önem taşımaktadır.

Yurt dışında yaşamaya devam eden kişi Türkiye’den emekli olabilir mi?

Yalnızca yurt dışında ikamet etmek, tek başına emeklilik aylığı bağlanmasına engel değildir. Yurt dışındaki çalışma ve ilgili sosyal sigorta veya sosyal yardım ödenekleri bakımından ayrıca değerlendirme yapılmalıdır.

Yurt dışında ev kadını olarak geçirilen süreler borçlanılabilir mi?

Kanunda belirtilen şartların sağlanması hâlinde yurt dışında ev kadını olarak geçirilen belirli sürelerin borçlanılması mümkündür.

Yurt dışı borçlanması yapınca otomatik olarak emekli olunur mu?

Hayır. Borçlanmanın yanında kişinin tabi olduğu sosyal güvenlik mevzuatındaki yaş, prim günü ve diğer emeklilik şartlarını sağlaması ve SGK’ya aylık talebinde bulunması gerekir.

Emekli olduktan sonra yurt dışında tekrar çalışılırsa aylık kesilir mi?

Kanunda aylığın kesilmesini gerektiren şartların oluşması hâlinde yurt dışında yeniden çalışmaya başlanması veya belirli sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneklerinden yararlanılması aylığın kesilmesine neden olabilir.

Hukuki Uyarı

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya danışmanlık niteliğinde değildir. Yurt dışı hizmet borçlanması ve emeklilik şartları kişinin sigortalılık geçmişine, yurt dışında bulunduğu ülkeye ve yürürlükteki mevzuata göre farklılık gösterebilir. Somut olay bakımından güncel mevzuat ve ilgili yargı kararları çerçevesinde ayrıca hukuki değerlendirme yapılması gerekmektedir.


İzmir’de hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmetleri hakkında bilgi almak için Hizmet Alanlarımız sayfasını inceleyebilir veya İzmir Avukat Yağmur Evci Sağlam Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör

Yorumlar


bottom of page